“Öğrenmekte olduğum yabancı dili okumadan öğrenebilir miyim?” sorusunun cevabı, sizin hedeflerinizle ilgilidir. Kitap okumadan Türkçe öğrenen ve konuşan insanlar da vardır. İnsanlar, kitap okumadan bir dili öğrenebilir. Ancak, her dili bir pasta kabul edersek, okumayan insanların o dilden elde edebildiği pastanın büyüklüğü konusunda çok da iyimser olmamak gerekir.
Yabancı dil öğrenirken hikaye kitapları ya da değişik konularda metinler okumanın yararları nelerdir ve bu yararların size olan yararları nelerdir? Bu konuya kısaca göz atalım.
İlk ve en temel konu şudur: özenle seçilmiş kitaplar, insanı anadilinde de geliştirir. Yani seçkin kitaplar okuyan bir insanın Türkçesiyle, okuma alışkanlığı olmayan birisinin Türkçesi, dili kullanımı, kelime haznesi, kendini ifade ediş tarzı aynı kalitede midir? Elbette hayır. Aynı durum yabancı dil öğreniminde de geçerlidir. Peki, okumanın Türkçe gelişimine olan yararının bize yararı nedir? Sözün sihir olduğu bir çağdayız ve dilini iyi konuşanlar, nerede susup konuşacağını bilenler her zaman kazançlıdır.
Dilin konuşulmadığı bir ülkede yabancı dil öğrenirken, yapay bir dünya oluşturmak zorundayız. O dili öğrenmekle birlikte, bir alışkanlık olarak edinmemiz gerekir. Bunu sağlayan çözümlerden biri de o dilde okumalar yapmaktır. İnsan, bir dili konuşamasa da o dilde okuyabilir. Bu da, ona yavaş yavaş o dille dost olma olanağı sağlar. Öğrenmekte olduğunuz dille dost olmanın yararı nedir? Sanırım bir dostla zaman geçirmek daha keyiflidir, her zaman keyifli olmasa da bir dosta sabretmek daha kolaydır.
Kitapların başka bir yararı da bize kelimeleri bağlamlarıyla vermesidir. Kelime öğrenmek elbette önemlidir. Fakat, onların nasıl kullanılacağını bilmek en önemlisidir. “Patatesleri soydum” demek yerine “patateslerin elbiselerini çıkardım” dememenin yolu okumaktan geçer. Okumları ya da dinlemeleri az olan öğrenciler, çok kelime bilseler de, genellikle bu kelimeleri yanlış bağlamlarda kullanırlar. Kelimleri doğru bağlamlarında kullanmanın yararı ne olabilir? Mesajımızın zarar görmemesini sağlar. Biz mesajlarımızı doğru bir şekilde vermek için dil öğrendiğimize göre, bu konunun önemi ortadadır.
Kitaplar, öğrenmekte olduğumuz dildeki bir çok gramer yapısını bize zaman içinde verir. Bazı gramer konuları, çok karışık değildir ve tüme varımla öğrenilebilir. Okumak karışık olan gramer konularına da aşinalık kazanmamızı sağlar. Derslerde ya da gramer kitaplarında o gramer konularını gördüğümüzde bize artık o kadar karışık ya da yabancı gelmezler. Bu yararın bize yararı nedir? Bu durumda zaman kazanırız. Öğrenirken fazla sıkıntı çekmeyiz.
Yabancı dilde metinler ya da hikayeler okumak, öğrenmekte olduğumuz dille aramızda duygusal bir bağ kurarlar. Bu konu, insanlar için çok önemlidir. Biz, insanlar duygusal bağ kuramadığımız şeyleri kolayca öğrenemeyiz. Hele konuları bize yakın ya da sempatik gelen kitaplar ya da metinler okuyorsak, işimiz daha da kolaylaşır. İşimizin kolaylaşması yararlı mıdır, buna siz karar verin.
Sözgelimi İngilizce, bizim anladığımız anlamda düzenli bir dil değildir. Bu açıdan yığınlarca ayrıntıyı öğrenmek zaman alabilir. Fakat öğrenme sürecine paralel olarak edinme sürecini de işletebiliriz. Kitap okurken, bilinçaltımız normalde uzun zamanda öğrenebileceğimiz şeyleri sessizce edinebilir. Onları farkında olmadan öğrenmemiz ve doğru kullanmamız konusunda bize yardımcı olabilir ve bu yardım da küçümsenemeyecek boyutlardadır.
Düzeyleri basitten zora doğru ayarlanmış hikaye kitaplarıyla okumaya başlayabilirsiniz. Basit düzeyden ileri düzeye doğru gidildikçe kitapların içerikleri de zenginleşecektir. Biraz sabır yeter. Zaman içinde dilinizin ne kadar geliştiğini, sadece okuma becerinizin değil diğer dil becerilerinizin de zenginleştiğini göreceksiniz.
Bir yandan da anadilinizdeki okumalara da önem vermeniz, size yabancı dil öğreniminizde önemli bir ivme-hız kazandıracaktır.
Kaynak:dilfelsefem.blogspot.com
İngilizce Metinler Okumadan, İngilizce Öğrenmek Mümkün müdür?
Category: Programlar ve Eğitim